Bugün Yuf sayfasında “Dünyayı kim yarattı” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz.
Dünyayı Kim Yarattı?
Dünyayı kim yarattı? Bu sorunun cevabı insanlığın en eski zamanlarından bugüne kadar, filozoflardan inanç sistemlerine kadar herkesin kafasında sürekli dönüp duran bir soru olmuştur. Kimileri, dünyanın “biri” tarafından yaratıldığını söylese de, kimileri de her şeyin bir “tesadüf” sonucu olduğunu savunur. Peki, ben ne düşünüyorum? Bunu size anlatmadan önce, bir İzmirlinin kafasında nasıl bir fırtına koptuğunu bir düşünün. İki dakika önce sırf pizza yerken içtiğimiz soda için espri yapıyordum, şimdi ise bu kadar ciddi bir sorunun cevabını arıyorum. Ama işte hayatın ironisi bu, ne kadar ciddi konularla ilgilenmeye çalışsam da, kafam hep başka bir yere kayıyor.
Bütün Başlangıçlar Gibi, O da Bir Kahveyle Başladı
İzmir’de bir kafenin köşesinde, elimde büyük bir fincan kahveyle oturuyorum. Hava biraz soğuk ama içim ısındı, çünkü kahvem iyi. Ama bir yandan da dünyayı kim yarattı sorusu zihnimi kemiriyor. Düşünmeden duramıyorum: “Kim yarattı bu dünyayı ya?” Gerçekten de çok merak ediyorum.
Yanımda oturan arkadaşım Mert, kahvesinden bir yudum aldı ve aniden gözlüğünü takarken “Bunu şimdi bir felsefi soruya mı dönüştüreceğiz?” diye sordu. Hangi felsefi soruyu? Elbette ki, Dünyayı kim yarattı?
“Aaaa Mert, sen de ne içtin?” dedim. “Ben burada kahvemi içiyorum, sen beni felsefi dertlere sokuyorsun.” Ama ne yapalım, bazı sorular bir anda kafanıza oturuyor işte. Tam olarak o anda kafamda bir ses “Dünyayı kim yarattı?” diye tekrar yankılandı. “Bu soru ne zaman biter ki?” diye düşündüm. Kafama takıldıkça takılıyor.
Tanrı mı? Ali mi? Yoksa Bilim mi?
Tanrı, Ali, bilim, evrim… Herkesin bu konuda bir görüşü var. Hatta, bu soruyu sorarken bile insanlar biraz tedirgin olur. Tanrı diyenler var, evrim diyenler var, bilimin gücüne inananlar var. Ama kimse gerçekten net bir cevap veremiyor. Çünkü aslında bu soruya herkesin kendi perspektifinden yaklaşması normal. Hani şöyle bir laf var: “Herkes kendi dünyasında bir yaratıcıdır.” O zaman belki de dünya her insanın kafasında farklı bir şekilde yaratılmıştır, ne dersiniz?
Benim gibi bir İzmirlisin ama, aslında herkesin bir cevabı var. Mesela Mert, bu konuda bir hayli tutkulu. Hemen her fırsatta evrimin ne kadar mantıklı olduğunu anlatır. “Dünyayı evrim yarattı,” diyor. “Ağaçlar, kuşlar, sular, güneş… Her şey bir tesadüf sonucu gelişti.”
“O zaman niye herkes hâlâ pizza sipariş ediyor?” dedim. “Eğer evrim her şeyi doğal şekilde yaratıyorsa, niye hâlâ dışarıdan yemek ısmarlıyoruz?” Mert kahvesinden bir yudum aldı, gözlüğünü düzeltti ve şöyle dedi: “Tabii canım, evrimde pizza da var!”
Peki, evrim gerçekten her şeyi yarattı mı? Yani, şu an evrim sonucu oluşan bir pizza değil miyiz? Yavaşça gelişen bir yaratık, ilk zamanlarda “mamut” gibi büyük ama tatsız bir varlık, zamanla en lezzetli pizza halini alana kadar?
Kısacası, Dünyayı Kim Yarattı?
Dünyayı kim yarattı sorusuna gelirsek, bu sorunun cevabı bence şu: Belki de kimse yaratmadı. Belki de dünya, kendi kendine var olmuştur. Aslında bunu düşündükçe biraz rahatlıyorum. Hepimiz, bu küçük evrenin bir parçasıyız, değil mi? Ama başka bir açıdan bakınca, belki de bizler, her an yeni bir şey yaratıyoruz. Yaşadıkça, düşündükçe, yeni fikirler, yeni bakış açıları, yeni kahveler yaratıyoruz. O zaman belki de “dünyayı yaratan biziz!” diyebilir miyiz? Yani, her kahveyle biraz daha yaratıcı, her espriyle biraz daha filozof oluyorum. Kim bilir?
Bazen etrafıma bakarken düşünüyorum: Eğer biri gerçekten dünyayı yaratmışsa, sanırım o kişi sabahları erken uyanıyordur ve büyük ihtimalle kahvaltısında bir şey eksiktir. Yani, o büyük yaratıcı figür bir kahve içmeden sabahlarını geçiremezdi. Şu an biraz komik bir şey gibi görünüyor, ama aslında derin bir anlam taşıyor olabilir. Çünkü biz insanlar, sürekli bir şeylere yeni isimler koyarak, dünyayı yaratıyoruz. Yani, belki de yaratıcı biziz.
Biraz İç Sesle Muhabbet
Hadi biraz iç sesime kulak verelim. İç sesim her zaman olduğu gibi kendi kendine konuşuyor. Şöyle diyor: “Dünyayı kim yarattı? Gerçekten mi bu soruya takıldık? Sen bu soruyu sorarken aslında ne kadar komik bir durumdasın, farkında mısın? Dünyayı kim yarattı? Kimsenin umrunda değil ama biz şu an ‘yeni bir pizza nerede yenir?’ diye araştırıyoruz. Tuhaf değil mi? Ya da belki de dünyayı bir insan yaratmamıştır. Belki de bir pizza şefi… Ya da bir barista… Sonuçta kahveyle her şeyin mümkün olduğunu kanıtladık.”
Bunun üzerine bir yudum daha aldım ve “Evet, gerçekten de bu kadar derin bir soruyu araştırırken kahvemi içmek, her şeyin cevabını verir gibi hissediyorum” diye düşündüm. İç sesime kulak verince, bazen gerçekten rahatlıyorum.
Bunu Düşünürken Bir Tırtıl Bile Olabiliriz
Bazen insan kendisini gerçekten küçük hissediyor. Yani, belki de tüm bu yaratılışın tam ortasında, biz sadece birer tırtıl olabiliriz. Ama tırtıllar da sonra güzel kelebekler olurlar, değil mi? O zaman belki de dünya da kendi başına bu şekilde gelişmiştir: Küçük adımlarla, bir tırtıl gibi.
Sonuçta, düşündükçe daha da kafam karışıyor. Belki de dünya bir tür muazzam bir organizma. Yani, biz insanlar sadece bir hücreyiz. Ve belki de dünyayı yaratan şey, bir tür evrimsel güç ya da bir kahve dükkanı sahibidir.
Sonuç: Gerçekten Kim Yarattı?
Sonuç olarak, dünyayı kim yarattı? Kim bilir! Belki de hiç kimse. Belki de biz hep birlikte yaratıyoruz. Dünya, her birimizin küçük katkılarıyla büyüyor, gelişiyor ve şekil alıyor. Kimse kesin bir cevap veremez, ama bence asıl soru şudur: “Dünyayı nasıl daha eğlenceli yapabiliriz?” Tabii ki bir kahveyle, bir espriyle, ya da bir arkadaş sohbetiyle!
Bugün “Dünyayı kim yarattı” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Yuf ile daha fazla içerik için takipte kalın!