Aşina Değilim Ne Demek?
Bir kelime var, bazen bir cümlede, bazen de bir anlık tepkiyle karşılaşırsınız: Aşina değilim. İlk bakışta basit, ama bir o kadar da derin bir anlam taşıyor. “Aşina” kelimesi, Arapça kökenli olup, alışık olmak, tanıdık olmak anlamına geliyor. Ancak bu kelimenin kullanıldığı bağlamlar çoğu zaman daha fazla şey anlatıyor.
Bize, özellikle sosyal medyada sıkça karşılaştığımız bir kelime bu. Ama gelin biraz daha derinleşelim. “Aşina değilim” demek, birinin ya da bir şeyin sınırlarını çizmek gibi bir şey. Bunu, bazen bilerek bazen de farkında olmadan yapıyoruz. Peki, bu ifadeyi kullanmak ne kadar adil? Ve biz, “aşina değilim” demekle neyi kaybediyoruz, neyi kazanıyoruz?
Aşina Değilim: Bir Ayrımcılık Aracı mı?
Açıkçası, “aşina değilim” demek, bazı durumlarda tamamen bir ayrımcılık aracı haline gelebiliyor. Evet, kulağa sert geliyor olabilir ama gerçek bu. Hangi ortamlarda “aşina değilim” denildiğini düşünün. Yeni bir yere, yeni bir insan grubuna girdiğinizde, birine bu kelimeyi söylüyorsanız, onun kimliğini, kültürünü ya da hayat tarzını dışlıyorsunuz demektir. Kendi rahat alanınızı korumak, tabii ki bir hak, ama bunu yaparken başkasını dışlamak, “benim dünyama hoş geldin ama burası benim yerim, burayı tanımadığın sürece kabul etmiyorum” demek aslında çok da zarif bir tavır olmuyor.
Mesela sosyal medyada, bazen bir konuda bir grup insan bir araya gelir ve o konuyu tartışır. Biri çıkar, “aşina değilim” der. Bu ne demektir? Ya da şöyle sorayım: “Senin konunun benim hayatımla ne ilgisi var ki?” Çoğu zaman, “aşina değilim” demek, bir savunma mekanizması olur. Zihinsel bir kaçış, ya da bilinçli bir reddediş. Çünkü yeni bir düşünce tarzına, yeni bir fikir yapısına alışmak, kolay değildir. O yüzden de bu kelime bazen korkuyu, bazen de sadece tembelliliği yansıtır. Aşina olmadığın bir şey, sana ilginç, anlamlı ya da değerli gelmiyorsa, hemen “aşina değilim” diyerek geçiştiriyorsun. Ama bu, ne kadar doğru bir yaklaşım?
Aşina Değilim: Yeni Fikirler ve Zenginlik
Şimdi, biraz da diğer tarafa bakalım. “Aşina değilim” demek, bazen bir şeyi bilmemekle alakalıdır. Ve aslında bu da normaldir. Her şeyi bilmek zorunda değiliz. Bunu anlamalıyız. “Aşina değilim” dediğinde, bazen çok değerli bir şey keşfetmeye de açık oluyorsun. Farklı kültürleri, farklı yaşam tarzlarını, farklı görüşleri keşfetmek, öğrenmek ve insanları daha yakından tanımak da bir anlamda “aşina olma” sürecidir. Bu süreci kucaklamak, insanı daha geniş perspektiflere, farklı düşünce sistemlerine ve toplumsal gerçekliklere taşır.
İzmir’de yaşamaktan keyif alıyorum çünkü burası, her köşe başında farklı bir kültürü, farklı bir hayatı barındıran bir şehir. Her gün “aşina değilim” dediğim şeyler var. Her sokakta karşılaştığım insanlardan, onların yaşam biçimlerinden bir şeyler öğreniyorum. Belki de “aşina değilim” demek, öğrenmeye başlamak için bir kapıdır. Ama bunu kabul etmek ve cesaretle adım atmak gerekiyor.
Aşina Değilim: Toplumsal Farkındalık ve Gelişim
Özellikle son yıllarda, toplumsal gelişim ve farkındalık anlamında “aşina değilim” demek, bana göre biraz dar bir bakış açısına işaret ediyor. Evet, her şeyin hızla değiştiği bir dünyada yaşıyoruz. Bilgi her geçen gün daha hızlı değişiyor ve güncelleniyor. Bu kadar hızlı değişen bir dünyada, bir şeylere aşina olmak kolay değil. Ancak, bu da demek olmuyor ki, “aşina değilim” diyerek her şeye sırtımızı dönmeliyiz. Her geçen gün, farklı toplumsal hareketler, kültürel değişimler, siyasi değişiklikler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalıyız. Kendini kapalı bir dünyada tutmak, yalnızca güvenliğini sağlamaz, aynı zamanda toplumsal gelişim için fırsatları kaçırmana neden olur.
Bir örnek vermek gerekirse, zamanında ben de “aşina değilim” diyerek bazı konularda sessiz kalmıştım. Ama o sessizlik, sonunda bana zarar verdi. Çünkü dünya değişiyor, insanlar değişiyor, fikirler değişiyor. Bir konuda daha bilgili olmak, daha açık fikirli olmak, bazen sadece “aşina değilim” diyerek kenara çekilmek yerine, bir adım daha atmayı gerektiriyor.
Sonuç: Aşina Olmak mı, Olmamak mı?
Şimdi “aşina değilim” demek konusunda ne düşünmeliyiz? Bu, aslında en çok korktuğumuz bir şey: değişim. Yeni bir şeylere açık olmak, zaman zaman konfor alanımızdan çıkmak demek. Ama aynı zamanda bu değişim, bizi daha zengin bir dünyaya, daha geniş perspektiflere, daha derin anlayışlara taşır.
Sosyal medyada, günlük yaşamda ya da sadece bir arkadaş grubunda bu kelimeyi duyduğumuzda, ona nasıl yaklaşmalıyız? Bence bu kelimeyi sadece bir kaçış olarak kullanmak yerine, bir keşif aracı olarak görmek çok daha faydalı olabilir. Eğer “aşina değilim” diyorsan, belki de bir şeyleri keşfetmeye başlıyorsundur. Ancak bunu yaparken de, diğerlerinin de “aşina” olma hakkına sahip olduğunu unutmamalısın. Bu, sadece kelimeleri değil, dünyayı daha iyi anlamamız için bir fırsat olabilir.